TÜRKİYE'NİN AB VE DÜNYADAKİ YERİ

15.11.2017 Çarşamba

Dünya yeryüzünde dört mevsimi bir arada yaşayan 7  ülkeden birisi Türkiye….

          (Türkiye,İspanya,İtalya,Yunanistan,Azerbaycan,Türkmenistan,Bosna-Hersek)

          Yüzölçüm büyüklüğünde Avrupa’nın 1,(en büyüğü)dünyanın 37.büyük ülkesi Türkiye………..

          Tarımsal büyüklükte Avrupa’nın 1.(en büyüğü),dünyanın 7.büyük ülkesi Türkiye ……..

           Nüfus büyüklüğünde Avrupa’nın 2.(78,941,054 kişi =2016) dünyanın 18.büyük ülkesi Türkiye………

          Turizm gelişmişliğinde Avrupa’nın 4.,dünyanın 6.büyük ülkesi Türkiye………………

          İnsani gelişmişlik düzeyinde Avrupa’nın 37,dünyanın 90.büyük ülkesi Türkiye……..

          Sanayileşme yönünden Avrupa’nın 6.,dünyanın 16.büyük ülkesi Türkiye…………………

           Kişibaşı Gayrisafi Milli Hasıla sıralamasında Avrupa’nın 28.,dünyanın 62.ülkesi Türkiye….          

           Şimdi diyorsunuz,bütün bu rakamlar niye.Ülkemizin durumunu ve kaynakları bakımından belli başlı kalemlerle ortaya koymaya çalışacağım.

Ülkemiz,Yüzölçüm ve Tarımsal büyüklükler bakımından Avrupa’nın en büyüğü.Tarım için her türlü kaynaklara ve iklime sahip.Dünya’da 4 mevsimi bir arada yaşayabilen 7 ülkeden bir tanesi.Her türlü ürünün geliştirilmesi için iklim ve toprak kaynaklarına sahip.Ülkemiz,bu tarım potansiyeline rağmen markalı tarım ürünlerinde oldukça gerilerde.Tarımsal büyüklükte oldukça ön sıralarda olmamıza rağmen,tarımsal üretim ve tarım gelirlerinde oldukça gerilerdeyiz.Hatta kendi kendimize de yetemiyoruz.Dünyanın en büyük ekonomik gücü sıralamasında ilk On’a girmemiz için,katma değeri yüksek,bölgesel anlamda uzmanlaşmış organik tarım ürünlerine yönelmemiz,ürün bazında markalaşmamız gerekiyor.

Ülkemizin gelişmesi ve cari açığının azaltılmasına büyük katkı sağlayan Turizm sektöründe de Avrupa’nın 4.dünyanın 6.büyük ülkesiyiz.Fakat bu yeterli değil.Çünkü,turistik tesislerimizin yılın ortalama 6 ayında çalışır vaziyette değil,on iki ayını çalışır hale getirmeliyiz.Bunun için de Kongre Turizm’ine ağırlık vermemiz gerekiyor.

İnsani gelişmişlik düzeyinde çok gerilerdeyiz. İnsana yeteri kadar değer vermiyoruz, adalet, eğitim, sağlık ve asayiş konularında yeteri kadar desteklemiyoruz.İnsana yatırım yapmıyoruz.Teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarına pay ve ödenmek ayırmıyoruz.Bilim ve Teknoloji’ye yeteri kadar önem vermiyoruz.Ezbercilik ve adam bencilikte ısrarlı davranıyoruz.Bu da zeka gücü ve teknolojik bilgisi yüksek,eğitim düzeyi düşük,üretim gücü düşük,tembel,sorumsuz bir genç nesil yetiştiriyoruz.Avrupa’nın en az 30 ülkesinin nüfusundan fazla 20 yaş altı geç nüfusumuz var.

Sanayi yatırımlarında yeteri kadar üretici değiliz.Katma değeri yüksek teknolojik ürünlere yönelmemiz gerekiyor.Potansiyelimiz olan Tarım’da uzmanlaşmamız,markalaşmamız,Pazar payını yönetebilen,Uluslar arası alanda fiyat politikalarını tayin edebilen ülke durumuna gelmemiz gerekiyor.

Sizlere ülkemiz ile ilgili bir iki kötü örnek sunabilirim.Dünya fındak üretiminin %55-60’nı Türkiye üretmesine rağmen,dünya fındık fiyatlandırmasını yapan ülkeler grubunda Türkiye yok.

Dünya’da altın üretiminde Güney Afrika Cumhuriyeti’nden sonra ikinci sırada olmamıza rağmen,dünya altın fiyatlarını İngiltere ve Almanya tayin etmektedir.

Topraklarında hiç bir gram çelik üretmeyen Çin’in,dünya çelik piyasası’nı tek başına yönettiğini biliyor musunuz ?

Kişibaşına milli hasılada oldukça gerilerdeyiz.

İşin özü şu.

Topraklarında 4 mevsimi yaşayan ender ülkelerden birisi,bol tarımsal alt yapımız,potansiyelimiz olmasına rağmen,muhteşem turistik tesislere sahip olmamıza rağmen;

Yeteri kadar insana yatırım yapmıyoruz,markalaşma ve uzmanlaşma alanında çalışmıyoruz.Genç nüfusumuzu iyi yetiştiremiyoruz.Üretmeyen ve tüketen bir Türkiye’yi destekliyoruz.Katma değeri yüksek ürünler üretmiyoruz.Uzmanlaşmadığımız için politika üretemiyoruz.Politika üretemediğimiz için de bizi kimse dinlemiyor.Çünkü ekonomi anlamda yükselemiyoruz.

Zaten jeopolitik konunumuz ve kaynaklarımız sebebi ile güçlenmemizi istemiyorlar,biz de onların amaçlarına hizet ediyor,yönlendiren değil,yönlendirilen ülke sınıfında yaşamaya devam ediyoruz.

Çocuklarımızın geleceği,ulusumuzun bekaası ve geleceği için uzmanlaşmalı,aklımızı ve enerjimizi çağdaş medeniyet,bilim ve teknolojiye ayırmalı,üreten ve geliştiren bir toplum olmalıyız.  

Mutlu,huzurlu ve bol kazançlı,sosyal güvenlik alanı ve kapsamı daha geniş,daha kaliteli yaşam standardına sahip Susurluk ve Türkiye dileğiyle…